Published on
June 6, 2010 in
news.
Müge Güngören’in, yabancı bir ülkede yaşamanın sebep olduğu sorunlar, birleşim ve Avrupa Birliği hakkında söyledikleri çok insani. Bunu da Müge aslında çocukluk arkadaşım olduğu için değil, ama, kendi hayatından ve tecrübelerinden çekip çıkardığı ayrıntılarda, neredeyse nostaljik bir umudun ve hüzünlü bir yenilginin kokusu duyulduğu için söylüyorum. Ve bence bu iki öğe de, Avrupalı ya da değil, birçok normal insanın hayatının bir parçası.
Tabii ki Müge Güngören Türkiye’yi temsil etmiyor, ama kendisinin Türk pasaportu var. Devletler ve birçok insan için de esas önemli olan şeyin kişiler değil, ama belgeler ve vesikalık fotoğraflar olduğunu gayet iyi biliyoruz. Müge’nin düşünceleri ve yaşama şekli, Avrupalıların Türkler hakkındaki kalıplarına hiç uymuyor tabii. Benim amacım da zaten Türkiye’nin başka bir yüzünü göstermekti. Türkiye’de onun gibi düşünenler ve yaşayanlar azınlıkta olabilir, hatta yenildikleri bile söylenebilir, ancak bunun evrensel bir sorun olduğunu unutmayalım. O halde, sizce de, hep birlikte, içinde anne, baba ve oğul/kız olmayı yeniden öğrenip, yeniden insan olabileceğimiz çeşitli muhabbet bölgeleri (Geçici Otonom Bölgeler’e gönderme yapıyorum) yaratmaya çalışmamız gerekmiyor mu? Çünkü insan değilsek, hayvanız demektir.
Published on
October 10, 2008 in
news.
Bu film, Mayıs 2008′de İstanbul’da İlker Canikligil tarafindan çekilip kurgulandı.
Published on
August 14, 2008 in
news.
Dün, sabah 10′dan öğledensonra 5′e kadar çalıştım (tabii 1 saatlik öğlen yemeği molasını unutmamak lazım).
İlk önce gövde içi yazılarını bitirdim.

Sonra kaburgaları biraz daha ortaya çıkardım.

Heykelin son durumu şöyle:

Bu aşamada bacaklar konusunda ciddi bir sorunla karşı karşıyayım. Bir şekilde bu heykelin nasıl ayakta duracağını bulmam lazım. Bacaklar çürük ve kurtlar tarafından yenmiş. Herhalde birkaç gün ara vereceğim.
Published on
August 14, 2008 in
news.
Haftasonu serginin kapanışı için Pitigliano’ya dönüyorum.
Cumartesi akşamı bazı ressamlar kalenin duvarına gerilecek 20 metrekarelik bir tuval üzerine resim yapacaklar. Bu ressamlar aynı zamanda bir performansın oyuncuları olacaklar (fikir Gino Loperfido’nun, ama ne olduğunu ben de bilmiyorum). Ben Paola’nın portresini yapacağım.
Yine cumartesi akşamı Enzo Correnti’nin bir performansı olacak.
Lilly Brogi de bu akşama bir enstalasyonla katılacak.
Published on
August 14, 2008 in
news.
Bu sene Pontedera’da (Vespa’nın fabrikasının bulunduğu şehir) dördüncüsü düzenlenen güncel sanatçılar buluşmasına ben de katılıyorum.
Sergi eski bir tamirhanede düzenleniyor.

Bu buluşma sadece 2 gün sürecek:
27 Eylül 2008, 16.00-22.00
28 Eylül 2008, 10.00-18.00
Bu seneki konu Anne Sexton’ın “Paslı Adam” şiiri. Serginin kuratörleri: Barbara Calonaci, Enzo Correnti ve Antonio De Rose.
İtalyanca bilenler şuradan daha ayrıntılı bilgi edinebilirler:
http://www.equilibriarte.org/eventscal/1741
Daha önceki buluşmalardan fotoğraflar:




Published on
August 13, 2008 in
news.
Pazar günü (10 ağustos) sabahtan öğlen yemeğine kadar çalıştım.
Kalbin bu şekilde kalmasına karar verdikten sonra biraz çerçevesini genişlettim.

Sonra gövde içine “acı” kelimesini oymaya başladım. Daha kaç satır oyacağıma bugün karar vereceğim.

İşte heykelin son durumu:

Published on
August 9, 2008 in
news.
Bugün öğleden sonra çalıştım. İlk önce bir baltayla heykelin bacaklarını ayırdım.

Daha sonra kaburgaları derinleştirdim.

Kalp konusunda kararımı yarın vereceğim.
Gün sonunda heykelin durumu:

Published on
August 7, 2008 in
news.
Bugün yeni bir heykel yapmaya başladım. Bu heykelin bütün yapılış sürecini burada sizlere anlatacağım.
Bu ağaç gövdesini geçtiğimiz pazar günü buldum (3 ağustos). Görür görmez bu parçadan bir heykel yapmaya karar verdim. Tabii aklıma ilk gelen şey bir insan gövdesi oldu. Bu, kafası ve bacakları kesilmiş, kolları koparılmış gövdeye bakıp ne yapabileceğimi düşünürken ister istemez “acı çekmek” hakkında düşünmeye başladım. Heykelin ismini “Acı” koydum.

Bu sabah gövdeyi bulduğum çiftliğe gidip çalışmaya başladım. İlk önce çürük kısımları temizledim. Sonra bacak ölçülerini belirledim ve kesilecek kısmı belirgin hale getirmek için oymaya başladım.

Sonra kütük üzerinde göğüskafesinin ve kalbin bulunacağı yeri belirleyip kalbi oymaya başladım. (Kalp işi nasıl sonuçlanacak henüz ben de bilmiyorum.)


Sonra kaburgaları oymaya başladım. (Tabii altı kaburga, yedi kaburga ve kaburga kırıkları üzerine karımın yeğeniyle uzun bir muhabetimiz oldu. Türk olsaydı yemek konusuna da girerdik, eksik kaldı.)

Birinci günün çalışmaları burada bitti. İşte heykelin gün sonundaki hali:

Son olarak çalışırken çekilmiş fotoğraflarım:

Published on
August 5, 2008 in
news.
Sergi hazırlıkları ve açılış:
www.youtube.com/watch?v=HXZUwchL13o
1 Ağustos 2008, saat 21, serginin açılışı:
it.youtube.com/watch?v=w3FAhY6ZB3w
Ne yapıyorlar?
(Enzo Correnti’nin işi)
it.youtube.com/watch?v=Y [...] I&feature=user
Gecenin köründe… Üç tanıdık:
(Enzo Correnti’nin işi)
it.youtube.com/watch?v=Y [...] Ec&feature=user
Enzo Correnti’nin işi:

Published on
August 4, 2008 in
news.
Arcadia Pitigliano’daki bir sanatçılar grubu. Bu sene ilk defa şehir kalesinin buğday ambarlarında bir toplu sergi düzenliyorlar. Serginin bitiş tarihi 17 ağustos.
Sergi hakkında ayrıntılı bilgi için:
http://www.equilibriarte.org/jackinthewind/blog
Ben sergiye “Beyin” serisinden şu dört resimle katıldım:
Çaresiz:

Ben İki Kişiyim, Biri Takıntılı:

Şizofren:

Şizofren Kendi İçinde Kaybolunca:

Sergiden bir fotoğraf:
